Aşık Veysel evli olduğu zamanlarda eşi başka bir adama aşık olur ve kaçmaya karar verir. gece uyumak için yataklarına girdikten sonra eşi kalkar, bohçasını da aldıktan sonra pabuçlarını giyer ve ardına bakmadan kaçmaya başlar.
biraz aradan sonra ayağına bir şeyin vurduğunu fark eder. pabuçlarını çıkarttığında gördüğüne inanamaz. Aşık Veysel’in tüm parası oradadır. kaçacağını anlayıp sahip olduğu her şeyi eşine bırakmıştır.
ayrıca parayla beraber bir kağıt bulur.
ve o kağıtta şu yazar:
“al bu para ananın ak sütü gibi helal olsun, gittiğin yerde kendini ezdirme.
bir de güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa..” —sizlerden kıvırcık aliden ısırgan otu parçasını aileme ve tüm dostlarıma armağan etmek iştiyorum simdiden siz canlara teşekkür ederim…ilyas algül
MRB… Bu akşam çok güzel bir haber aldım…8 ay önce olduğum ilk naklinin sonucuna ulaştığımı artık bu hastalığın sonlandığını tüm dostlarımal türkü seven tüm dostlarla paylaşmak istedim…..çok mutluyum…..süleyman…sarp..carmen..aslı bilal…fedakar maviş tüm dostlara ..hepsi her biri birbirinden özel ..hepsini çok seviyorum…..bana destekelrini hiç unutmayacağım sizde buna vesilesiniz trükülerle mutlu oldum her zaman sağolun başarılar diliyorum…ahmet kayadan doğum gününün kutlu olsun çalarsanız …buğün asıl doğum günüm tşklr
o kadar güzel paylaşımlarınız varki istek isteme ihtiyacı duymadım .nihat aydın’ı çook ama çook özliyeceğiz .güle güle umuda ezgilerin yürekli sesi .sizede başarılar diler yayınınızın devamını diliyorum.
merhabalar türkü dostları
yeni günün bu ik saatlerinde
hepiniz hüzün dolusunuz başınız sagolsun efendim
ama gidenler malesef geri dönmüyor en güzel gecelerin sizlerin olması temmennisiyle ALLAHA emanet olunuz
Selam Türkü yürekli,Siir ruhlu Semiha Dost.
Paylastiginiz Bu güzel eserler ve ses oldugunuz Siirler icin tesekkürler Dost, yüreginize saglik.
Dünden beri icim buruk buruk bu kücük dünyamda yayinizi sakin sakin dinliyorum. Dost Ezgileri ,Onlarin türküsü,Örgütlenmis bahari,Umut daglari sarmis adli eserleriyle tanidim,Büyük bir keyifle dinledim ve dinlemeye devam edecegim.Hak ka yürüyen Nihat Aydin Dostumuza Allah tan rahmet ve Sevenlerine Bassagligi ve sabirlar dilerim.
Sevgili Semiha Dost.
Turan Engin in yorumuyla -Su yüce daglari duman kaplamis- adli eseri rica ediyorum.
Bu Eser basta Size ve Sizleri su an dinleyen Dostlara armaganim olsun.
Simdiden tesekkürler Dost.
Dostca selam,sevgi ve saygilar.
dün gecede dinledim kimdi bilmiyorum yayıncı dost yüreklerimizi dağlayan bir program yaptı tıpkı sizin bugün yaptığınız gibi evet sevgili nihatı bugün yıldızlar ülkesine yolcu ettik alkışlarla herkes dağarcığında birşeyler biriktirir sevgili nihat dost arkadaş yoldaş biriktirmiş yoldaşları onu alkışlarla alinin ethemin ahmetin yanına selamlarla uğurladılar sizden ricam savrulma düşlerim albümünden benim esmer gülüm ezgisini siralarmısınız.. benim hoşkal demeden giden can arkadaşım nihat aydına için olsun kolay gele emeğinize yüreğinize sağlık
Guzel programina ancak yetisebildim. Kolayliklar diliyorum . Emeginize saglik. Dost kervanimizda bizimle yol alan güzel yüreklere dün kaybettigimiz yeri zor doldurulabilecek Umuda Ezgi’nin kurucusu ve solisti degerli Nihat Aydin’in anisina bir eser armagan etmek isterim. Turkulerin muhabbeti evinizden gonlunuzden hic eksilmesin. Saygilarimla …
Bekir Coşkun’ dan…
Bir erkek gidince;
Kentin tüm yolları çökmüş,
Dağları yan yatmış gibi olur.
Bir erkek gidince,
Raflarda kalır dizi dizi kitaplar,
çekmecede dosyalanmış evraklar,
ödenmiş senet koçanları,
su, elektrik faturaları, banka dekontları,
maaş ekstreleri, taksit tarihleri,
kalın bir defter içinde doğum günleri,
baş başa çekilmiş gülen resimler,
telefonlar, görüşme günleri,
araba anahtarı, cep telefonu, dizüstü bilgisayar,
Boynunu büker kalır.
Bir erkek gidince;
Susar dış kapının gürültüsü,
Kahvaltı için ekmek almaya, gazete getirmeye giden olmaz.
‘Gelince ne gerekli?’ diye telefon eden,
‘Hazırlan, akşam gidiyoruz’ diyen,
‘Boyunbağım nerede?’
‘çoraplarım yıkanmamış mı?’,
‘Hani beyaz gömleğim?’,
‘Anahtarımı unuttum!’,
‘Sahi, saatim evde mi kalmış!’
‘Evlenme yıldönümümüz dün müydü?’ Sesleri eksilir..
Bir erkek gidince;
Ev kapanmaz ama ışıkları söner, karanlığa gömülür..
Bir erkek gidince bir evden;
Bir dede,
bir baba,
bir oğul,
bir ağabey,
bir dayı,
bir amca,
bir kuzen,
bir yeğen,
bir torun,
bir delikanlı,
bir sevgili,
bir yiğit,
bir savaşçı,
bir barışsever,
göklerden bir kartal,
ormandan bir aslan,
bir günün aydınlık kısmı,
beynin yarısı,
mevsimlerden yaz olanı,
kolun iş göreni,
ayağın adım atanı kesilir.
Kısacası;
bir erkek gidince yatağın yarısı buz kesilir..
Kadınlar gittiklerinde arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar.
Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde ‘yetim-öksüz’ kalan çok olur:
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler,
özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler…
Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar,
yetim kalmıştır tabaklar.
Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.
Sık sık boynunu büker ‘sarıkız’.
O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz,
değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.
Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz.
Bir kadın gittiğinde…
ne çok kişi gider aslında;
bir ağır işçi, bir temizlikçi,
bir bakıcı, bir bahçıvan,
bir muhasebeci…
Bir anne gider…
Bir dost…
Bir arkadaş…
Bir sevgili…
Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde.
Hep böyle olur;
bir kadın gittiğinde;
övgüler, uyarılar, yakınmalar, dualar yetim kalır.
Kapı eşiğindeki ‘Dikkat et…’ duyulmaz,
annesi gitmiştir ‘geç kalma’nın.
Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler.
Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında.
Ve bir kadın gittiğinde pek çok ‘yetim’ bırakmıştır arkasında.
canlarımız için oğuz akşaçdan kader torbası parçası parçasını çalarsanız sevinirim bu parça tüm canlarımıza ve benim hiç unutamadığım aşkımaa gelsin şimdiden siz canlara teşekkürümü sunarım…ilyas algül
Aşık Veysel evli olduğu zamanlarda eşi başka bir adama aşık olur ve kaçmaya karar verir. gece uyumak için yataklarına girdikten sonra eşi kalkar, bohçasını da aldıktan sonra pabuçlarını giyer ve ardına bakmadan kaçmaya başlar.
biraz aradan sonra ayağına bir şeyin vurduğunu fark eder. pabuçlarını çıkarttığında gördüğüne inanamaz. Aşık Veysel’in tüm parası oradadır. kaçacağını anlayıp sahip olduğu her şeyi eşine bırakmıştır.
ayrıca parayla beraber bir kağıt bulur.
ve o kağıtta şu yazar:
“al bu para ananın ak sütü gibi helal olsun, gittiğin yerde kendini ezdirme.
bir de güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa..” —sizlerden kıvırcık aliden ısırgan otu parçasını aileme ve tüm dostlarıma armağan etmek iştiyorum simdiden siz canlara teşekkür ederim…ilyas algül
MRB… Bu akşam çok güzel bir haber aldım…8 ay önce olduğum ilk naklinin sonucuna ulaştığımı artık bu hastalığın sonlandığını tüm dostlarımal türkü seven tüm dostlarla paylaşmak istedim…..çok mutluyum…..süleyman…sarp..carmen..aslı bilal…fedakar maviş tüm dostlara ..hepsi her biri birbirinden özel ..hepsini çok seviyorum…..bana destekelrini hiç unutmayacağım sizde buna vesilesiniz trükülerle mutlu oldum her zaman sağolun başarılar diliyorum…ahmet kayadan doğum gününün kutlu olsun çalarsanız …buğün asıl doğum günüm tşklr
Mutlulugunuzun daim olmasini cani gonulden dileriz. Saglik sihhat dolu gunler hep sizinle olsun.
merhabalar türkü dostları en güzel akşamlar sizlerle birlikte olsun
lütfen bu sabah radyonuzu dinliyodum ve bi türkü dinledim yar yüzünden diye bir türkü bu sanatçının ismini öyrenmek istiyorum tşk
sizleri büyük bi keyifle dinliyorum. şu an türkü radyo dinleyen herkes için grup yorum dan özlem şarkısını istiyorum saygılar
o kadar güzel paylaşımlarınız varki istek isteme ihtiyacı duymadım .nihat aydın’ı çook ama çook özliyeceğiz .güle güle umuda ezgilerin yürekli sesi .sizede başarılar diler yayınınızın devamını diliyorum.
merhabalar türkü dostları
yeni günün bu ik saatlerinde
hepiniz hüzün dolusunuz başınız sagolsun efendim
ama gidenler malesef geri dönmüyor en güzel gecelerin sizlerin olması temmennisiyle ALLAHA emanet olunuz
Selam Türkü yürekli,Siir ruhlu Semiha Dost.
Paylastiginiz Bu güzel eserler ve ses oldugunuz Siirler icin tesekkürler Dost, yüreginize saglik.
Dünden beri icim buruk buruk bu kücük dünyamda yayinizi sakin sakin dinliyorum. Dost Ezgileri ,Onlarin türküsü,Örgütlenmis bahari,Umut daglari sarmis adli eserleriyle tanidim,Büyük bir keyifle dinledim ve dinlemeye devam edecegim.Hak ka yürüyen Nihat Aydin Dostumuza Allah tan rahmet ve Sevenlerine Bassagligi ve sabirlar dilerim.
Sevgili Semiha Dost.
Turan Engin in yorumuyla -Su yüce daglari duman kaplamis- adli eseri rica ediyorum.
Bu Eser basta Size ve Sizleri su an dinleyen Dostlara armaganim olsun.
Simdiden tesekkürler Dost.
Dostca selam,sevgi ve saygilar.
türkü sevenlerin bası sağolsun bizden önce gidenlerin mekanları cennet olsun.
ve bi şiir paylasmak istedim
Sarı Lira Gibi Ömrümüz.
Yaşamak değil bizi bu telaş öldürecek,
Bırakın Paris’te ılık rüzgârlarla
Taratmayı saçlarımızı,
Sevgilimizle doyasıya sohbet bile edemedik biz,
Gözümüz saatte söyleştik hep,
Koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık.
Hep yetişilecek bir yerler vardı,
Aranacak adamlar, yapılacak işler,
Bir sonraki günün telaşı,
Bir öncekinin terine bulaştı,
Başkalarının hayatı bizimkini aştı,
Kör karanlıkta çalar saat sesi,
Kuşluk vakti kızarmış ekmek kokusu,
Veya yavuklu öpücüğü ile uyanma düşlerini,
Hababam erteledik,
20 li yaşlardan 30 lara kurduk saatin alarmını.
30 lardan 40 lara, sonra 50 lere
Öyle yanlış kurgulanmış ki hayat,
Kuşlukta uyuma imkanı sunduğunda size,
Artık uyku girmez oluyor gözlerinize,
Doyasıya söyleşmek, telaşsız sevişmek
İmkânına kavuştuğunuzda,
Söyleşecek sevişecek kimse kalmıyor yanınızda
Özenle yarına sakladığınız
Bir sarı lira gibi ömrünüz,
Vakti gelip te sandıktan çıkarttığınızda,
Birde bakıyorsunuz ki
Tedavülden kalkmış,,,,
zara dan yare söyleme türküsüyle devam edelim mi
dün gecede dinledim kimdi bilmiyorum yayıncı dost yüreklerimizi dağlayan bir program yaptı tıpkı sizin bugün yaptığınız gibi evet sevgili nihatı bugün yıldızlar ülkesine yolcu ettik alkışlarla herkes dağarcığında birşeyler biriktirir sevgili nihat dost arkadaş yoldaş biriktirmiş yoldaşları onu alkışlarla alinin ethemin ahmetin yanına selamlarla uğurladılar sizden ricam savrulma düşlerim albümünden benim esmer gülüm ezgisini siralarmısınız.. benim hoşkal demeden giden can arkadaşım nihat aydına için olsun kolay gele emeğinize yüreğinize sağlık
sizden b ir istegim daha ltfn sekip sahadogrudan malum olsun sana bak ne haldayim gurbetten slmlar
Merhaba degerli can,
Guzel programina ancak yetisebildim. Kolayliklar diliyorum . Emeginize saglik. Dost kervanimizda bizimle yol alan güzel yüreklere dün kaybettigimiz yeri zor doldurulabilecek Umuda Ezgi’nin kurucusu ve solisti degerli Nihat Aydin’in anisina bir eser armagan etmek isterim. Turkulerin muhabbeti evinizden gonlunuzden hic eksilmesin. Saygilarimla …
Bekir Coşkun’ dan…
Bir erkek gidince;
Kentin tüm yolları çökmüş,
Dağları yan yatmış gibi olur.
Bir erkek gidince,
Raflarda kalır dizi dizi kitaplar,
çekmecede dosyalanmış evraklar,
ödenmiş senet koçanları,
su, elektrik faturaları, banka dekontları,
maaş ekstreleri, taksit tarihleri,
kalın bir defter içinde doğum günleri,
baş başa çekilmiş gülen resimler,
telefonlar, görüşme günleri,
araba anahtarı, cep telefonu, dizüstü bilgisayar,
Boynunu büker kalır.
Bir erkek gidince;
Susar dış kapının gürültüsü,
Kahvaltı için ekmek almaya, gazete getirmeye giden olmaz.
‘Gelince ne gerekli?’ diye telefon eden,
‘Hazırlan, akşam gidiyoruz’ diyen,
‘Boyunbağım nerede?’
‘çoraplarım yıkanmamış mı?’,
‘Hani beyaz gömleğim?’,
‘Anahtarımı unuttum!’,
‘Sahi, saatim evde mi kalmış!’
‘Evlenme yıldönümümüz dün müydü?’ Sesleri eksilir..
Bir erkek gidince;
Ev kapanmaz ama ışıkları söner, karanlığa gömülür..
Bir erkek gidince bir evden;
Bir dede,
bir baba,
bir oğul,
bir ağabey,
bir dayı,
bir amca,
bir kuzen,
bir yeğen,
bir torun,
bir delikanlı,
bir sevgili,
bir yiğit,
bir savaşçı,
bir barışsever,
göklerden bir kartal,
ormandan bir aslan,
bir günün aydınlık kısmı,
beynin yarısı,
mevsimlerden yaz olanı,
kolun iş göreni,
ayağın adım atanı kesilir.
Kısacası;
bir erkek gidince yatağın yarısı buz kesilir..
***************************************************************************
Kadınlar gittiklerinde arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar.
Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde ‘yetim-öksüz’ kalan çok olur:
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler,
özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler…
Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar,
yetim kalmıştır tabaklar.
Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.
Sık sık boynunu büker ‘sarıkız’.
O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz,
değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.
Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz.
Bir kadın gittiğinde…
ne çok kişi gider aslında;
bir ağır işçi, bir temizlikçi,
bir bakıcı, bir bahçıvan,
bir muhasebeci…
Bir anne gider…
Bir dost…
Bir arkadaş…
Bir sevgili…
Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde.
Hep böyle olur;
bir kadın gittiğinde;
övgüler, uyarılar, yakınmalar, dualar yetim kalır.
Kapı eşiğindeki ‘Dikkat et…’ duyulmaz,
annesi gitmiştir ‘geç kalma’nın.
Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler.
Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında.
Ve bir kadın gittiğinde pek çok ‘yetim’ bırakmıştır arkasında.
canlarımız için oğuz akşaçdan kader torbası parçası parçasını çalarsanız sevinirim bu parça tüm canlarımıza ve benim hiç unutamadığım aşkımaa gelsin şimdiden siz canlara teşekkürümü sunarım…ilyas algül