İstek Hattı

 

5.116 yorum: İstek Hattı

  1. İyi akşamlar iyi yayınlar.. İlkay Akkaya’dan “Ah Sensiz” adlı eseri çalarsanız çok sevinirim… Bu türkü kavuşamadığım birtaneme, canımın içi Rojamin’e armağan etmek istiyorum..

  2. şu an eşimle sizi dinlemekteyimm sıradki parçayı eşime ,kızıma ,vede 7 ay sonra doğacak çocuğuma armağan etmek istiyorum

    1. şu an eşimle sizi dinlemekteyimm sıradki parçayı eşime ,kızıma ,vede 7 ay sonra doğacak çocuğuma armağan etmek istiyorum

      1. vallaa ölee bekliyommm..eşim ilaçını iççek yatacakkkk..çalınn hadii eğer mümkünse suzan suziiii…veyaa deniz gözlüm yavuz bingöldenn

        1. ablaaa..ben cezaevi personeliyimmm….itüm infaz koruma memurlarınnaa vee özellikklee sizzee gelsinn ablaaa..sağolll…üflediler sondümmm..sizee vede tüm radyo çalışanları içinnnn..olsunn..allah razı olsun eşim cok sevindii adıı leylaa kızımm ilaydaaaa..saolunnn vyuuuuvvvvv

          1. sıradaki parçayıı neslihan..denizz..duran vee osman için gelsinn a.eo.. iyi akşamlrr

  3. Tekrar merhaba Sevgili Tülin. Az evvel Vedat Türkali’nin şiirini seslendirirken bizi çok duygulandırdın. Şiir bitti biz Yüksel abiyle birbirimize bakakaldık.. Eee çok güzel şiir okursan biz de bir tane daha göndeririz 🙂 Bu sefer de Hasan İzzettin Dinamo’nun çok sevdiğim bir şiirini gönderiyorum. Yorumlayabilirsen seviniriz. Yüksel ağbide teşekkür ediyor ve selamlarını gönderiyor. Kolay gelsin can..

    ÖZGÜRLÜK TÜRKÜSÜ
    Ben, şair olmuşsam özgürlük,
    Yalansız riyasız söylüyorum
    senin aşkından olmuşum.
    Ben, bacak kadar çocukluğumdan beri
    Hep sensizliğin yarattığı
    dayanılmaz serüvenlerin
    O korkunç ağusuyla dolmuşum.
    En son türkümde seni söyleyeceğim.
    Bir emperyalist tankı altında
    şair yüreğim ezilirken
    Ya da dünyanın en güzel bir sabahında
    Bir duvar dibinde kurşuna dizilirken.
    Varsın ondan geri tonton şairler
    Çember çeviredursun asfaltında şehrin
    Varsın küçümencik aydınlar
    “Cennet Bahçesi”nde dondurma yesin.
    Eğer sen yenilirsen özgürlük,
    Elveda artık serbest zamanlar, deniz
    türküleri,
    Çevirecek şiirimizin dört bir yanını
    Gamalı Haç markalı tel örgüleri.
    Elveda, artık şehrin kaldırımlarında
    Gülerek, oynayarak yürümek.
    Elveda, öyleyse elveda bundan geri
    sen, sevgili yemek.
    Ben bu yeryüznü neyleyim
    Aşksız, arkadaşsız, özgürlüksüz
    Denizlerin, dağların güzelliğini,
    Altındağın kekliğini
    Demir çizmeli hergeleler yerken?
    Böyle bir zamanda
    Şairler, neyleyim bu şiirleri ben
    Tahta atlardan, uçurtmalardan söz eden.
    Boyuna ağlamak geliyorsa içimden
    Kendi küçük ekmeğimi yitireceğimden değil,
    Artık, yeni giynek, yeni ayakkabı
    Yeni don, yeni gömlek alamayacağımdan
    Artık caddelerde sempatik yüzler bulamayacağımdan değil,
    Daha büyük, daha büyük sorun:
    Ne şair diliyle, ne kuş diliyle, ne Tanrı diliyle
    Ahbaplar, insanca konuşalım
    Uçurumlarında uyuduğumuz uygarlık
    Büsbütün yalınayak mı bırakıp bizi göçecek?
    Durun hele
    Bir matara suyumuz daha var içecek,
    Alnı gelincik çelengiyle süslü
    Kutsal özgürlük yiğitleri,
    Sarsarak bir kez daha göğü, yeri
    Tank-tank, top-top, mermi-mermi
    Türkü söylemek günü geldi.
    Göğsümüzün altında çarptıkça yüreğimiz
    Savunacağız biz
    Güneşi, havayı, suyu ve insanı,
    Savunacağız biz
    Kalbin öğrettiği
    en güzel şeyi
    VATANI.

    Hasan İzzettin DİNAMO

  4. Tekrar merhaba Tülin Dost.
    Yine ben, teknik sorunlari olsada bazen,türkü radyoyu dinlemeye doyulmaz ve düzelinceye beklemeye deger, Cünkü ses olunan Siirler can verir bizlere, paylasilan Eserler hayatimizi en iyi anlatan o türkülerimizdir ve de sunanlar Dostlarimiz ve canlarimizdir.
    Bu seferde Hüseyin Ugurlunun yorumuyla – Suc bende degil- adli eseri rica ediyorum. bu eserde Size ,Sizleri su an dinleyen Dostlara vede benden bana armagan olsun.
    Dostca selam ve saygilarimla

  5. isteğim radyo eskisi gibi değil problemler yaşanıyr… internetim hızlı olmasına rağmen kısa süreli kesintilerle yayın gelmekte bilgilerinize…

  6. slm can iyi yayınlar sizden güler duman oğul yar içerden eseri rc ediyom bu eser tüm dostlara ve sevdiklerime gelsin iyi yayınlar can

  7. Selam Tülin Dost.
    Paylastiginiz bu güzel Eserler,ses oldugunuz siirler icin cok tesekkürler, Yüreginize, emeginize saglik Dost.
    Sizden Hüseyin Turanin yorumuyla – Eller bizi görmeden – adli eseri rica ediyorum ,paylasirsaniz sevinirim, Ve de bu eser basta Size ve tüm Türkü radyo ailesine armaganim olarak gelirse sevinirim.
    Dostca selam ve saygilarimla.

  8. İSTANBUL

    “Sis” şairine ithaf edilmiştir.

    Salkım salkım tan yelleri estiğinde
    Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
    Uzaktan seni düşünürüm İstanbul
    Binbir direkli Halicinde akşam
    Adalarında bahar
    Süleymaniyende güneş
    Hey sen güzelsin kavgamızın şehri

    Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
    Bakışlarımda akşam karanlığın
    Kulaklarımda sesin İstanbul

    Ve uzaklardan
    Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
    Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

    Plajlarında karaborsacılar
    Yağlı gövdelerini kuma sermiştir.
    Kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında
    Balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın
    Meyvesini birlikte devşirirler
    Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

    Et tereyağı şeker
    Padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde
    Yumurta masalıyla büyütülür çocukların
    Hürriyet yok
    Ekmek yok
    Hak yok
    Kolların ardından bağlandı
    Kesildi yolbaşların
    Haramilerin gayrısına yaşamak yok

    Almış dizginleri eline
    Bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
    Onların kemik yalayan dostları
    Onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
    Ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
    Ve sen
    Ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin işçisi
    Seni öldürürler
    Seni sürerler
    Buhranlar senin sırtından geçiştirilir
    İpek şiltelerin istakozların
    ve ahmak selameti için
    Hakkında idam hükümleri verilir

    Haktan bahseden namuslu insanları
    Yağmurlu bir mart akşamı topladılar
    Karanlık mahzenlerinde şehrin
    Cellatlara gün doğdu
    Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır
    Bir kalem yazın vardır
    Dudaklarını yakan bir çift sözün vardır
    Söylenmez

    Haramiler kesmiş sokak başlarını
    Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi
    Haramilerin elinde
    Ve mahzenlerinde insanlar bekler
    Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
    Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
    Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde

    Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
    Bulutların ardında damla damla sesler
    Gülen çehreleri ve cesaretleriyle
    Arkadaşlar çıktı karşıma
    Dindi şakalarımın ağrısı

    Bir kadın yoldaş tanırdım
    Bir kardeş karısı
    Hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları
    Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
    Cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında
    Gebeliğin dokuzuncu ayında
    Aç kurtların varoşlara saldırdığı
    Tipili bir gece yarısı
    Sırtında çok uzak bir köyden indirdi
    Otuzbeş kiloluk sırrımızı
    Zafer kanlı zafer kıpkırmızı

    Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
    Bekle bizi
    Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle
    Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
    Mavi denizlerine yaslanmış
    Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle
    Ve bir kuruşa Yenihayat satan
    Tophanenin karanlık sokaklarında
    Koyunkoyuna yatan
    Kirli çocuklarınla bekle bizi
    Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi
    Bekle dinamiti tarihin
    Bekle yumruklarımız
    Haramilerin saltanıtını yıksın
    Bekle o günler gelsin İstanbul bekle
    Sen bize layıksın

    Vedat TÜRKALİ

  9. Üretmeyenler yaşamı ve rüzgârı göğünden, denizi balığından esirgeyenler
    kökleri toprakta değildir onların. Sudan ve havadan
    uzağa sürdükçe bir kâğıt kadar boş ve beyazdırlar. Ve bir
    çanak parçası kadar eklenmesi olanaksız öbür parçalarına. Doğa durur ve ilerlemez çünkü damarlarında.
    Nasıl kabuk tutmazsa işleyen yarayı, kilden ve cansız
    çakıllardan kentleri nasıl yıkıp geçerse deprem, pul pul dökülecektir onlar da, gelecek günlerin üzerinden.

    Kemal ÖZER’in dizeleriyle yaşamlarında üreten, emek sarf eden tüm insanlara selamlar. Türküler ve eşlik eden şiirleri bizlere sunduğun için teşekkür ederiz sevgili Tülin. Yüksel arkadaşımla oturduk bu kıymetli yayınını dinliyoruz. Türkülerdeki öğretilerde üretmenin değeri ve üretileni ortak paylaşmanın değeri vurgulanmakta olduğu için bizde Yüksel abiyle seninle ve tüm dostlarla selamımızı paylaşalım diye düşündük. Vedat Türkali’nin bu güzel şiirini senin yorumunla sana armağan ediyoruz. 🙂 Sonrasındada ricamız ”Bekle Bizi İstanbul” ezgisi olacak. Şimdiden emeklerin için teşekkür ediyor yayınında kolaylık diliyoruz…

  10. selamlar güzel yayınlar bir türküde ben riça etsem emrah mahsuni babam türküsünü sizlere radyo dostlarına ve uzak diyarlara gitsin şimdiden cok tşk umut dolu yarınlar dilerim

Yorum Yaz

Türkü Radyo
Canlı Yayın
100%