Türkü Radyo'da Bugün

Son Yazılan Mesajlar

Tülin Uysal – Zeytin Dalı – Antalya/Alanya

tulinuysal

 Zeytin Dalı

 

 

  Öğle bir ülke düşlüyorum ki,
  İçinde gökyüzü mavisi bir deniz…
  Birde gül benizli çocuklar,
  Sabahın seherinde ötüşsün kuşlar,
  Havalansın gökyüzünde turnalar ve martılar,
  Dalından koparılmasın çiçekler,
  Bembeyaz güvercinler sarsın kin ve öfkenin yerini…
 
  Öğle bir ülke düşlüyorum ki,
  İçinde umutların hiç bitmediği…
  Çocuklar salsın uçurtmalarını gökyüzüne,
  Kimse vurmasın çocukların uçurtmalarını,
  Anaların gözlerinden dökülmesin billurdan yaş,
  Bir türkü güzelliğinde yaşansın,
  Hayata dair ne varsa…

  Öyle bir ülke düşlüyorum ki
İçinde yasakların olmadığı,

  Denizlerin asılmadığı,
  Aydınların yakılmadığı özgür bir ülke.     
  Öyle bir ülke ki
 Dört bir yanı zeytin dallarıyla süslensin…

  Öğle bir ülke düşlüyorum ki,
  İçinde Sevgi,
  Dostluk,
  Kardeşlik
  Ve Barış olsun…
  Olmasın arada din, ırk ayırımı,
  Sevgi seliyle dolup taşsın yürekler,
  Gürül, gürül akan bir ırmak gibi çağlasın gönüller…
 
  Öğle bir ülke düşlüyorum ki,
  Bir Zeytin Dalı gibi barış olsun Ülkemde…

 

                  Tülin Uysal

Hoşgeldiniz

Yürek Sesimiz Türkü Radyo’ya Hoşgeldiniz

 

hosgeldiniz

Nalan Akdeniz – Dost ile Demler – Kayseri

129

Dost ile Demler

 

Hani, diyorum da, insanin gercekten mükemmel bir dostu olsa…  “Ona”, söyle, içine sindire-sindire, kocaman bir sarılsa… Yüreklilikle söylediginiz… ” Canim benim!.. dediğiniz… Telefonda bile saatlerce konuştuğunuz, sıcacık biri… Cesur, sempatik, azimli, kararlı… Arayan, soran, ”Seni özlüyorum” diyen biri. Böyle bir canlı ile her şeyi konuşabilir, paylaşabilirsiniz. Yanıltmaz! Anlayışla karşılar her şeyi… Hataları, günahları-sevapları, her bir şeyi konuşabilirsiniz onunla… Bir arayış içinde olmanıza gerek yoktur. O kendiliğinden çıka gelir zaten.  Bir gün bakarsınız, kapınızda… Bir da bakmışsınız sımsıcak sohbetler, derin konular, sırlar, paylaşımlar… Kimseye söyleyemediğinizi, en yakınınıza anlatamadığınızı, geçmişteki İzleri, geleceğe dairlerinizi, sadece ona anlatır olursunuz. Kadın, erkek farketmez. Bir dost bulun! Ama gerçek olsun. Aradığınızda işinizi değil, sizi soran… Kötü gününüzde ev sahibi, iyi gününüzde kıracınız olsun. Anlatsın, konuşsun, açık-seçik, korkmadan yaşasın. Güvensin! Cinsiyeti olmasın! Bir kartal kadar haşin, bir maymun kadar şaklaban, bir ceylan kadar narin olsun. Doğrulari söylesin. Gözleriyle ve kalpten konuşsun. Yaşasın!  Doya doya yaşasın, doya doya yaşatsın. Beyninden değil, yüreğinden versin. ”Olsun varsın! paylaşırım.” desin. Bir dostunuz olsun. Sizi ve benliğinizdekileri paylaşsın…  Dost olsun!  Ama… Gerçek bir dost..

Nazlı Kaya – Ezginin Günlüğü – Antalya

283662_221969814592689_439130852_n

Ezginin Günlüğü

 

öyle bir ezgidir ki hayat
insana ne getireceği bilinmez
bir bakarsın güldürür
bir bakarsın soldurur
öyle bir ezgidir ki hayat
sevdaların,aşkların name olur dile gelir
hiç beklemediğin anda sevgilin sana gelir
öyle bir ezgidir ki hayat
kar yağar güvendiğin dağlara
sonra isyanların seni mecnuna çevirir
darmadağın eder bitirir
öyle bir ezgidir ki hayat
sana çok şeyler verdiği gibi
verdiği şeyleri almasını da bilir…

 

Sevda Aydoğdu – Sıladan Esintiler – Edirne

Siladanesintiler

Sıladan Esintiler

 

Bir göreydin sıla hasreti bizde
Name name türkü oldu tar oldu
Memleket sohbeti bazen bir sözde
Alev aldı küle döndü har oldu

Gökhan Kaya – Türkülerde Yaşamak

gokhankaya

Uzun süre radyomuza emek vermiş değerli dostumuzu 11 Nisan 2012 tarihinde sonsuzluğa uğurladık. Türkülere ve radyomuza verdiği emekleri hiçbir zaman unutmayacağız.  Mekanın cennet olsun can dost …

Bütün sevimsizliğine, bütün soğukluğuna ve ıssızlığına rağmen ÖLÜM, yaşamın en gerçek ve değiştirilemez olgusudur. Bunu bilen, kabullenen yetişkinler olmamıza rağmen, ne yazık ki kabullenemedik/kabullenemiyoruz da… Hele ki genç ve sevgi dolu güzel insan çiçekleri söz konusu olunca!..

Ölüm sana yakışmadı Sevgili Gökhanım! Benim mahsun, derin bakışlı sevecen kardeşim, yakışmadı ölüm sana… Belki şimdi esrik bedenin huzura erecek, belki yalın yaşamın gibi yine yalın cennetinde kanayan yaralarını sarıyorsun bir başına…

İçim yandı, düğümler boğum boğum hançeremde; izin vermiyor rahat hıçkırayım..!

Seni ilk kez Türkü Radyo’ da tanıdım…

Emek ve özveriyle, sabır ve sevgiyle dolu özünü tanıdım, dinledim… Karşılıklı konuştuk, bazı dertleştik bazı dertlendik Türkü Radyoda.

Sen müstesna insan; Hakk’a yürüdün, haklı yürüyüşlerinde yürüdüğün gibi…Keşke böyle olmasaydı, keşke bu kadar erken ayrılmasaydım, desem de, neyi değiştirir ki bu… Karışılır mı Yaratan’ ın işine?

Belki de acının son bulması için böyle bitmesi gerekiyordu, kimbilir…

Cennet mekanında rahat uyu kardeşim, rahat uyu Gökhan’ ım! Ancak bu şekilde susturabiliriz içimizdeki çığlığı, bu şekilde tuzlayabiliriz kanayan özümüzü! Allah’ ın rahmeti eksik olmasın üzerinden güzel can, huzur içinde uyu! Seni daima sevgiyle anarak yaşatacağız türkülerde, Türkü Radyo’ da, dostlukla çoğalarak/çoğaltarak…
**
Merhaba, Türkü Radyo’ m;

Değerli kardeşimiz Gökhan Kaya’ nın aramızdan ayrılışını öğrendim, büyük bir acıyla, hüzünle! Ne yazık ki yapılabilecek bir şey kalmamıştı artık! O’ nu sizinle, sizin camianızda tanıdım, sevdim ve bir kardeş bilerek bağrıma bastım. Fakat kaçınılmaz son ayırdı O’ nu bizden! Türkü Radyo olarak size ve sizin şahsınızda bütün Türkü Radyo dostlarımıza başsağlığı , sabır ve metanetle; merhum kardeşimize gani gani rahmet diliyorum.

Başımız sağolsun, yüreğimiz türkülerle Türkü Radyo’ da olsun…

Refika Doğan / Antalya

Ortak Yayın

OrtakYayinInsanlarin türküleri kendilerinden güzel,kendilerinden umutlu,
kendilerinden kederli,
daha uzun ömürlü kendilerinden.
Sevdim insanlardan çok türkülerini.
İnsansız yaşayabildim
türküsüz hiçbir zaman.
Kadınlarımı aldattım, türkülerini asla
Hiçbir zaman aldatmadı beni türküler de.
Türküleri anladım hangi dilde söylenirse söylensin.
Bu dünyada yiyip içtiklerimin,
gezip tozduklarımın,
görüp işittiklerimin,
dokunduklarımın, anladıklarımın
hiçbiri, hiçbiri
bahtiyar etmedi beni türküler kadar

 

 

 

***********************************************

Y
aşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
      bu hasret bizim…

Nazım Hikmet Ran

 

 


   

Ünal Yiğit – Yiğidin Türküsü – Istanbul/Pendik

 

UnalYigit

Yiğidin Türküsü

 

 

Bağlama

Her sevgi bir düğüm atmış koluna
Dokundukça inler yarası vardır
Irak gönüllerin uçurumuna
Ezgiden bir köprü kurası vardır

Aslı saçlarını yönüne sermiş
Altı tel koparıp göğsüne germiş
Kerem yarasından bir kabuk vermiş
Sızlaya sızlaya vurası vardır

Aşık sofrasında bir ayak olur
Şenlik bırakanda Sümmani alır
Humarı kan ile karışıp kalır
Atadan toruna süresi vardır

Veysel ile yumup iki gözünü
Görür gerçeklerin gizli yüzünü
Emrah ile gamda tartar özünü
Ağır yükü hafif darası vardır

Ak kuşlukta abdal öğütlemesi
Kara günde kardaş ağıtlaması
Kızıl tanda Avşar yiğitlemesi
Nefesi nidası narası vardır

Bozok yaylasında çamlarca uzun
Bir tütün kesilir çektiği hüzün
Nice ki orda bir sürmeli gözün
Gönlüne yansımış karası vardır

Şeker dağı acı sözden bıkanda
Etekleri misket misket kokanda
Ardıçtan kovalar inip çıkanda
Her kuyu başında sırası vardır

Söğüt çarşısında günle erenler
Zile düzlerinde burçak derenler
Ankara’da dama bulgur serenler
Dostudur hal hatır sorası vardır

Beşparmak’ta gümüş mavzer kesilir
Çatal yüreğine barut basılır
Alt teli bir tetik olup kasılır
Bengide patlamak töresi vardır

Yol üstü inerken Kelkit’in bucağı
Bağrına saplanır bir bağ bıçağı
Eğin dedikleri gurbet ocağı
Iraktan el sallar göresi vardır

Çarşamba’ya yağmur yağar sel alır
Yamadan dolanır bayır bel alır
Çorum’da Dürdane kızdan el alır
Yanyana halaya giresi vardır

Muş’un yokuşunu çıkmış yorulmuş
Narman’da bir güzel görmüş vurulmuş
Ürgüp’te önüne tuzak kurulmuş
Göğsünde üç kurşun beresi vardır

Engeller koymuyor yol sarp o yaya
Ziganalar sisli Kop kaya kaya
Bayburt’ta üç günü dönmüş üç aya
Kaygulanıp tütün sarası vardır

Fırat hoyrat akmış o hoyrat akmış
Urfa gibi göz göz Mardin’e bakmış
Diyarbakır sıcak kibritsiz yakmış
Harput’un çayında çırası vardır

Şahin yuvasında baykuş tünerken
Antep sınırlardan gazi dönerken
Tokat bir yabancı yüze inerken
On beşliler ile kurası vardır

Gence’de topraksız lale örneği
Tebriz’de bayraksız kale örneği
Kerkük’te ceylansız bala örneği
Öksüz tarı tutsak curası vardır

Nice ki ölüm var er geç kaderde
Bir içli ağıtla susar son perde
Karacaoğlan’ın yattığı yerde
Sonsuza dek nöbet durası vardır

Yetik Ozan (Turgut Günay)

 

Nermin Bayındır – Güldeste – Almanya/Köln

 

NerminBayindir

Güldeste

 

Bir sofra kurulsa

Bir sofra kurulsa dünyanın ortasına,
Orada toplansa tüm canlar tüm dostlar,
Hüzünleri bıraksak bir başka zamana,
Sadece o günü yaşasak,
Kardeşçe,
Hayınsız ciyansız,
Gülerek koşup oynasa çocuklarımız,
Savaşlar olmasa,
Kimseler ölmese,
Ve biz hergün o sofrada buluşsak,
Dünya döndükçe yok olsa yokluk, yoksulluk.
Herkes bölüşse varlığını…İnsanca yaşamak için..

İsa KIZILÖZ
Hayatı Türkü Tadında Yaşamak …

Hayat bir türkü değil belki; ama hayattır türkünün içindeki…
Hergün bir yerlerde türküler söylenmektedir memleketimde duyulmayan,duyulmak istemeyen belki!
Bazen sevince ortak olmak bazense acıdan yakınmak için
Bazen hasreti avutmak bazense umudu paylaşmak için…
Çoğu zaman sadece içten bir gülümseme gibi akıverir ruhumuzdan,
Sanki biz, bize susamışız gibi serinletir dost pınarlarından,
Yanmış güllerimize bir avuç toprak ile can verir hayattan…

Biz SEN deriz O DOST der;
Bir bam telinde gizlenir tüm söylemek istedikleri,
Tezene vuruşu ile başlar anlatmaya bize bizi,
Yani bakmadan görmek gibidir, öğrenmeden bilmek;
Hesapsız sevmek gibidir,sormadan dinlemek gibi…

Nerdedir şimdi?
Nerdedir acıyı kendine aş, sevinci kendine arkadaş yapan?
Nerdedir hasretle sırdaş umutla yoldaş olan?…
Biz buradayız DOSTLAR
“Burdayım” diye haykıranların meydanı burası!

 

 

Muzaffer Eskin – Türkü Yolculuğu – Denizli

 

MuzafferEskin

Türkü Yolculuğu

 

Merhaba değerli dostlar.

     Türkülere gönül vermiş, ama sırlarının çok azına vakıf olmuş, hala öğrenmeye çalışan biriyim. Ama türküleri sevda derecesinde seven biriyim aynı zamanda. Bu sevdamı sizlerle de paylaşmak istedim ve Türkü Radyo’da “Türkü yolculuğu” adlı bir program hazırladım. Programımız  her Çarşamba saat 19-21 saatleri arasında. Bu yolculuğa sizleri de bekliyorum.

Unutmayın çarşamba, 19-21…
Unutmayın: Bizim yolculuğumuzun bileti yok. Kapıyı açık bulduğunuz her zaman ve her yerden katılabilirsiniz.
Görüşmek üzere.


Muzaffer Eskin.